Anaokulunda Okuma Yazma Öğretilir mi? sorusuna yanıt arayacağımız yazımızda, önce genel yaklaşımları ve yazımızın sonunda ise yorumlarımızı paylaşacağız.

Bilindiği üzere ülkemizdeki çocuklar ilkokul yıllarında okuma yazma eğitimi alıyorlar. Birçok ülkede bu konu hakkında farklı çalışmalar yapılıyor ve farklı stratejiler uygulanıyor. Fakat şunu söyleyebiliriz ki genelde okul öncesi okuma yazma eğitimi çok fazla tercih edilmemektedir.

Çünkü çoğu araştırmacıya göre çocuklar okul öncesi dönemde zihinsel ve duygusal gelişimlerini daha henüz tamamlamamış oluyorlar.

Anaokulunda Okuma Yazma Öğretilir mi?
anaokulunda okuma yazma


Bununla birlikte okul öncesi dönemde çocukların okuma yazma öğrenmesi gerektiğini savunan birçok uzman ve öğretmen bulunduğunu da eklemek gerekir. Okuma yazmanın öğretilmesi konusunda olumlu görüş bildirenler, okul öncesi okuma ve yazma öğrenen çocukların diğer öğrenmeyen çocuklara göre ilkokula başladıklarında daha az zorluk çekeceklerini söylüyorlar.

Anaokulunda Okuma Yazma Öğretilir Mi?

Okul öncesi eğitim kurumlarında ( MEB‘e Bağlı anaokulu – Sosyal Hizmetlere bağlı kreş ve gündüz bakımevleri) verilen eğitimde çocuklara okuma-yazma öğretilmesi ebeveynlerin beklentileri arasındadır. Ebeveynlerin birçoğu çocuğunun ilkokula başlamadan okuma-yazma öğrenmesinin onu yaşıtlarından daha başarılı yapacağını düşünür. Fakat çocuğu hızlı geliştirmeye çalışmak gelecek eğitim hayatında diğerlerinden daha başarılı olacağı anlamını taşımaz.

Ancak okula başlamadan okuma yazma öğrenme ile çocuğun eğitim serüveninin daha iyi olacağını da düşününler mevcuttur.

Bu görüşe göre çocukların erken yaşta okuma yazma öğrenmesinin daha faydalı olacağı belirtilmektedir. Bu görüşü savunanlar okul öncesi okuma yazma öğrenmenin özellikle çocuklara ilkokul yıllarında çokça yardımcı olacağını dile getiriyorlar.

Hatta okul öncesinde okuma yazma öğrenen çocukların, öğrenmeye nazaran daha başarılı olabileceği tezini savunuyorlar. Bu sorunun cevabının değişkenlik gösterdiği aşikârdır. Bu nedenle bu küçük çocuklar hakkında her daim son kararı verecek kişilerin anne babalar ve eğitim kurumları olduğunu belirtmekte fayda var.

Okul Öncesinde Okuma Yazma Öğretilir mi? Doğru mu, Yanlış mı?

Anasınıfları bazı okullarda hazırlık sınıfı olarak bilinir. Bu şekilde bilinmesinin ana nedeni burada çocuklara yaş düzeylerine uygun ilkokul 1.sınıfa hazırlık çalışmalarının yapılmasıdır. Buradaki çocukların her ne kadar hazır olduğu düşünülse de okuma yazmaya hazırlık çalışmaları uygulanmalıdır. Okuma yazmaya hazırlık çocukların ilkokula geçişlerini kolaylaştırmak amacı doğrultusunda yapılır.

Bu hazırlık çalışmaları okuma veya yazma amacı taşımaz. Okul öncesinde okuma yazma hazırlık çalışmaları yalnızca anasınıfının son zamanlarına yığılmamalı aksine tüm eğitim öğretim yılına yayılmalıdır. Anasınıfında okuma ve yazmaya hazırlık çalışmalarını şu şekilde özetleyebiliriz:

Görsel Algılama Çalışmaları

  • El ve göz koordinasyonu,
  • Şekil ve zemin ayırımı,
  • Şekil sabitliği,
  • Mekânda konum,
  • Mekânsal ilişkiler.

İşitsel Algı Çalışmaları

  • Konuşma,
  • Dinleme,
  • Sesleri ayırt edebilme,
  • Seslerle objeleri veya resimleri eşleştirme.


Yapılan Diğer Çalışmalar

  • Dikkat ve hafıza çalışmaları,
  • Temel kavram çalışmaları,
  • Problem çözebilme çalışmaları,
  • El becerisi çalışmaları,
  • Kişisel bakım becerilerini geliştirme çalışmaları,
  • Güven ve bağımsız davranış geliştirme çalışmaları.

Tüm bu bilgilerin yanı sıra belirtmek isteriz ki okul öncesi eğitim, çocukları ilk öğretime hazırlayan çok özel eğitim kurumlarıdır. Gerekli olan alt yapıyı oluşturmaları gerekmektedir. Çocuğun gelişim özelliklerine göre okuma yazma eğitimi verilmesi ya da verilmemesi durumu ortaya çıkacaktır.

Okul öncesi eğitim kurumlarının amacına uygun hareket ettiklerinde, çocuğun gelişimsel özellikleri ve yetenekleri doğrultusunda bu kararı vermeleri çok daha sağlıklı olacaktır.

Eğer bir okul öncesi eğitim kurumunda rehberlik doğru yapılamıyorsa, çocuğa faydadan çok zarar verecektir. Ülkemizde yer alan okul öncesi eğitim kurumlarında görev alan personelin, kurumun ihtiyacı doğrultusunda hareket etmesinden dolayı eğitim kısmı çok zayıf kalabilmektedir. Hizmet içi eğitimlerle eğitim kadrosunun nitelikleri geliştirilmeli ve beraberinde uygun eğitim ortamı hazırlanmalıdır.

Anaokulu danışmanlığı hizmetimizde dikkat ettiğimiz en önemli husus, bir eğitim ortamından ziyade, eğitim yapılanması ve bu yapılanmaya göre eğitim modelini oluşturmaktır. Bu sayede çocuğu merkeze alan, yeteneklerini fark eden ve okul öncesi eğitim programını statik yapıdan dinamik bir sürece dönüştüren eğitim felsefesi oluşturuyoruz.

Personel seçimlerindeki kriterlerimiz ise, tamamen işin gerekliliklerine göre hazırlanıyor. Anaokulu açılana kadar tüm personelimize sistemin detayları anlatılıyor ve geliştirici uygulamalar hazırlanıyor.

Okul öncesinde okuma yazma öğretilir mi sorusuna, çocuğun yeteneklerini ileriye taşıyacağına inanılıyorsa öğretilmelidir. Unutmadan belirtelim ki, çok yetenekli, zeki çocuklarımız var. Eğer kurum çocuğu tanımamışsa, yeteneklerini keşfetmekte yetersiz kalmışsa, böyle bir durum çocuğa yarardan çok zarar verebilir.

Hiç bir eğitim kurumu eğitimin statik bir süreç olduğunu savunmamalı ve çocuk merkezli eğitim yaklaşımını benimsemeli ve gelişime açık olmalıdır.

Çocuğun gelişime olan hevesi kırılmamalı bilakis desteklenmelidir.

Yusuf YILMAZ

Diğer Yazılar