ODH

Veliler Anaokulunu Nasıl Seçiyor?

7 Ekim 2026

Günümüzde birçok anaokulu ve kreşin öğrenci bulmakta ciddi zorluk yaşadığını biliyoruz. Birçok okul öncesi eğitim kurumu bu durumu tersine çevirmek için çalışıyor. Kayıt sayısını artırmak isteyen bir anaokulu ya da kreşin önce velinin kurumdan beklentilerini bilmesi, hizmet geliştirmeden önce de kurum kültürünü oluşturması gerekiyor. Veliler anaokulunu nasıl seçiyor? yazısı bu sorunları ortadan kaldıracak alt yapıya sahip.

Bu yazıda velilerin anaokulu ve kreş seçerken nelere dikkat ettiğini, 2009’dan beri sahada olan bir danışmanın notlarıyla anlatacağım. Yazının en önemli kısmı, anaokulu ya da kreş sahibi ile veli arasındaki bakış farkı. Faydalı olması temennisiyle…

Veli anaokulunu ya da kreşi nasıl buluyor? Google, harita yorumları ve yapay zekâ

Veli, ihtiyaç ortaya çıktığı anda araştırmaya başlar ve önce yakın çevresine sorar: “Bildiğin iyi bir kreş var mı?” Bu çok normal bir davranış. Çevresinden yeterli bilgi alamazsa ya da emin olamazsa kendi araştırmasına geçer.

Hemen gidip tek tek anaokulu ve kreş listesi çıkarmaz. Önce Google’da “en iyi anaokulu” araması yapar ve karşısına çıkan web sitelerini inceler. Yeterli bilgi bulamazsa harita üzerindeki yorumlara bakar. Burada da yeterli veriyi bulamazsa araştırma yapay zekâya döner: Gemini, ChatGPT gibi araçlara kendi bölgesinde çocuğunu verebileceği en iyi anaokulunun hangisi olduğunu sorar. Buradan elde ettiği verilerle tercihini netleştirir. Bir alternatif oluşturduktan sonra da bilgiyi teyit etmek için kurumun sosyal medya hesaplarını inceler ve kendince neler yaptığını araştırır. Velinin tercihinin ilk adımı böylece tamamlanmış olur.

Bu yolculuğun her durağı (web sitesi, harita yorumu, yapay zekâ cevabı, sosyal medya) kurumun sahip olduğu ya da olmadığı bir kanıttır.

Velinin anaokulu tercihinin web sitesi, yorumlar, harita ve telefon temasıyla başlaması

İlk telefon görüşmesi veli kararını nasıl etkiliyor?

Çok etkiliyor, çünkü telefona çıkan kişi aynı zamanda kurumun sesidir. Veli seçtiği anaokulu ve kreşler için ilk teması telefonla kurar. Konu önemli olduğu için önce güvenli bir görüşme yapabilmek adına kendine zemin hazırlar. Soracağı soruları tam olarak netleştirmese de konuşmanın akışına göre hareket edeceğini bilir.

Telefonu açan kişinin ses tonu ilk etkileyici unsurdur. Velinin odağı bilgi almaktır; kendini tanıtmayı ihmal edebilir. Önce aradığı yerin doğru olup olmadığını bilmek ister ve “Ben … anaokulunu aramıştım” gibi bir cümle kurabilir. Bu duruma düşmemek için telefonda anaokulunun adının söylenmesi ve görüşmeyi yapan kişinin kendini tanıtması gerekir.

Kısa bir tanışmanın sonunda veli güven veren bir yeri aradığını hisseder ve sorularına geçer. Burası en kritik noktalardan biridir. Ses güven verdiğinde, bu güven detaylı bilgi almak için randevuya dönüşür.

İşin özeti: telefona kimin çıktığı, nasıl konuştuğu, velinin ve çocuğun ihtiyaçlarının nasıl öğrenildiği önemli bir detaydır. Bir anaokulunun telefon görüşmeleri için kendine sorması gereken soru şu: Biz kendimizi mi anlatacağız, yoksa veliyi mi anlamaya çalışacağız?

Veli anaokuluna ya da kreşe geldiğinde neye bakıyor?

Zili çaldığı andan itibaren bakıyor. Veli, randevu alıp geldiği yerde ilk izlenimi zaten oluşturmuştur. Bahçe kapısına geldiğinde binanın dış cephesini ve bahçe kapısını görür; binanın genel görünümü bu noktada çok etkilidir.

Kapının kendiliğinden açılıp açılmadığına, zile bastıktan sonraki bekleme süresine bakar. “Kapı hemen açılıyor mu? Daha ne kadar bekleyeceğim? Acaba içeride ne yapıyorlar?” diye düşünebilir. Veli zili çaldıktan sonraki süreyi hesaplar; hız çok önemlidir.

Veli hızı ölçer, ama kapının kimseye sormadan açılması güvenlik açısından ters bir işaret olabilir. İdeal olan, hızlı ve kim olduğunuzu soran bir karşılamadır.

Kapı açılıp içeri girdiğinde varsa bahçeyi göz ucuyla değerlendirir. “Çocuğum burada mı oynayacak?” düşüncesi ağır basar. Bahçenin tertip ve düzeni anaokulu hakkındaki fikrini oluşturur.

İçeri girdiğinde karşılamanın kimin tarafından yapıldığına, yüz mimiklerine, kılık kıyafete bakar. Giriş karşılama alanı olmayan anaokulları bu konuda biraz dezavantajlıdır. İlk izlenimin oluştuğu ciddi alan giriş karşılama bölümüdür. Geniş bir veli bekleme alanı velinin gözünde bu okul bize değer veriyor hissini yaratır.

Veli görüşme yapacağı kişiyi beklerken sürecin nasıl yönetildiğini de gözlemler. Algıyı değiştiren en önemli kısımlardan biri de bekleme aşamasında şekillenir.

İyi bir anaokulu atmosferi içeri girildiği andan itibaren hissedilir. Veli bunu kapıdan girdiği ilk anlarda hissetmeye başlar.

Veliler anlatılanlara mı, gördüklerine mi inanıyor?

Gördüklerine ve çocuğunun akşam verdiği geri bildirime. Her anaokulu ve kreş sahibi velisini en iyi şekilde karşılamak, en iyi versiyonunu sunmak ve veliyi ikna etmek ister. Ama veliyi ikna etmenin en iyi yolu onu ikna etmeye çalışmamaktır.

Bir danışmanlık görüşmemizde yatırımcımız “Yusuf Bey, ağzı laf yapan iyi bir müdür bulmamız gerekiyor” demişti. Bu cümle ilk bakışta hoş geliyor; ama anaokulunun imajını ciddi biçimde zedeleyecek bir durumu da beraberinde getiriyor. Birinin ağzının laf yapması, herkesi ikna edeceği anlamına gelmiyor.

Asıl olan, anaokulunun yaptığı tüm işleri bilmesi ve bilmenin ötesinde uygulamaya dönüştürmesidir. Anaokulu ve kreş sahipleri “biz ne iş yaptığımızı biliyoruz” diyebilir; haklılık payları da var. Ama gözden kaçırdıkları nokta, bilmenin uygulamak olmadığıdır. Herkesin ilk odağı eğitimdir; ancak en iyi etkinlikleri yapmakla işletmeyi sürdürülebilir ve tercih edilebilir yapmak aynı şey değildir.

İşini Bil, Bildiğini Göster.

Velinin duymak istediği, aklındaki sorulara verilen cevaptır. Anlattıklarınızın velinin beklentileriyle ilgili olması ve beraberinde kanıt göstermeniz gerekir. Böylece söylediğiniz ile yaptığınız aynı olur. Anlattıklarınız ve kanıtladıklarınız kayıt almanıza yardımcı olur, ama veli her an tetiktedir: söylediklerinizin kanıtını çocuğunun geri bildirimiyle tespit edecektir.

Veli görüşme sırasında kayıt olduysa size güvenmiş demektir. Bu güveni doğru kullanın ki veli sizi bir başkasına tavsiye edebilsin. Veli tutarlı bir anaokulunu daha değerli bulur ve alışkanlığını kolay kolay kaybetmek istemez.

Veliler kreş, gündüz bakımevi ve anaokulu arasındaki farkı biliyor mu?

Hayır. Halk arasında anaokuluna da, gündüz bakımevine de, kreşe de kreş denir. Bu yüzden hangi kurum türüne sahip olursanız olun, velinin gözünde büyük olasılıkla kreş gibi algılanırsınız.

Bir gün anaokulu ziyaretim sırasında bir veli telefonla aradı. Pedagogla görüştüğünü, pedagogun “çocuğunuzu kreşe gönderin” dediğini ve bu yüzden kreş aradığını heyecanla anlatıyordu. Müdürümüz çocuğun kaç yaşında olduğunu sordu. Anne 38 aylık olduğunu söyledi ve ekledi: “Biz kreş arıyoruz, sizde kreş var değil mi?”

Müdürümüzle göz göze geldik, şaşırmıştık. Müdürümüz “Evet, çocuğunuzu alabiliriz; biz anaokuluyuz, 2 yaşından itibaren çocuk kabul ediyoruz” dedi. Veli yine de “ben kreş arıyorum” diyerek teşekkür etti ve telefonu kapattı.

Veli burada kurum türünü değil, çocuğuna bakılıp bakılmayacağını soruyordu. “Biz anaokuluyuz” cevabı doğruydu ama velinin sorusunu karşılamıyordu. Veli kendisine kreşiz diyen bir yer arıyordu 🙂

Veliler kurum türlerini bilemeyebilir. Velilerin büyük kısmı teknik mevzuat dilini ve jargonu da bilmez. Bu yüzden bir anaokulu kendini doğru ve anlaşılabilir biçimde tanıtmalıdır.

Sosyal medyada her uzmanın çıkıp bir şeyler anlatması farklı algılanıyor. Konuşanların çoğu çocuk gelişimci ya da psikolog; toplum ise bunların hepsine pedagog diyor ve pedagogu çocuk psikoloğu sanıyor. Oysa pedagog çocuk psikoloğu değil, eğitim bilimcidir. Sınıftaki öğretmene pedagog desek daha doğru kullanmış oluruz.

Veli anaokulunun ya da kreşin ruhsatını sorguluyor mu?

Genelde sorgulamaz. Velinin bakış açısında bir yer açılmışsa her şey resmîdir. Bu güne kadar bir velinin görüşme esnasında sizin ruhsatınız var mı ? diye sorduğuna şahitlik etmedim.

Bir okul öncesi eğitim kurumu, ruhsatının bulunduğunu ve hangi bakanlığın yönetmeliklerine tabi olduğunu velilere kendisi göstermelidir.

Bunu tek cümleyle yazmak yeterli: anaokulu ruhsatı Millî Eğitim Bakanlığı’na, kreş ve gündüz bakımevi ruhsatı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlıdır.

Sınıf mevcudu ve öğretmenin çocukla geçirdiği zaman velinin anaokulu tercihini nasıl etkiliyor?

Çok etkiliyor. Bu belki de velinin en çok dikkat ettiği ve gözle görebildiği konulardan biri. Veli çocuğunun sosyalleşmesini isterken öğretmenle çocuk arasında geçen sürenin de fazla olmasını ister.

Anaokulu ve kreşlerde genelde sınıf kapasitesinin zorlanması esastır. Örneğin sınıf kapasitesi 18 ise 20 öğrenci alabilmek anaokulu ya da kreş açısından başarı sayılır. Oysa çocuk sayısı arttıkça eğitimin kalitesi düşer.

Veli bu durumu çocuğu için bir tehdit olarak görür. Diğer çocukların kendi çocuğuna zarar verebileceğini düşünür ve bu konuda emin olmak ister. Öğretmenin çocukla nasıl vakit geçirdiğini, sınıfı nasıl yönettiğini görmek ister.

Sahada ideal gördüğüm sayı, bir sınıfta en fazla 12 çocuk. Ancak bu, anaokulu ya da kreşin bina kapasitesiyle doğru orantılı. Kurucu için de bu kararı vermek kolay değil.

Yönetmeliğe göre anaokulu sınıfında en fazla 20 çocuk bulunabilir. Kreşte 0–24 ay grubunda en fazla 10, 25–66 ay grubunda en fazla 20 çocuk olabilir. Bu sınırların aşılması yönetmeliğe aykırıdır.

Anaokulu sınıf mevcudu ve öğretmen ilgisinin veli tercihine etkisi

Öğretmen, velilerin anaokulu tercihinde ne kadar belirleyici?

Belirleyici. Veli çocuğunun hangi sınıfta olacağını, arkadaşlarının kimler olduğunu ve çocuğuyla ilgilenecek öğretmeni bilmek ister. Karar kriterleri çok farklı olabilir.

Elbette öğretmenimizi konu mankeni gibi içeri girip çıkarmayacağız; ama öğretmenimizin yeteneklerini mutlaka anlatabilmeli ve ispat edebilmeliyiz. Veli yine de “öğretmeni görmek istiyorum” diyebilir. İşte bu noktada veliyle ilk tanışma gerçekleşir.

Bu noktada tehlikeli bulduğum kısım, öğretmenin sınıfından çıkıp veliye gösterilmesidir. Hem tehlikeli hem de kurum itibarını ciddi anlamda sarsacak bir durum. Konuya hassasiyetle yaklaşılmasını tavsiye ederim.

Veli öğretmeni beğenirse çocuğumu kayıt yaparım yoksa yapmam gibi bir düşünce olabilir. Yalnız bir öğrenci kaydı almak için de öğretmenin gösterilmesini hoş bulmadığımızı söyleyebilirim.

Mümkünse ilk veli toplantısında öğretmenlerimizin kendilerini tanıtacağını, anaokulu olarak çocuklarımızla bir yılı nasıl geçireceğimizi anlatabiliriz. Bu daha şık olacaktır. Her ne kadar veli öğretmeni merak etse de, o öğretmen sizin anaokulunuza bağlı çalışıyor. Yani sizi temsil ediyor.

Veli öğretmen ile ilk karşılaşmasında, kılık ve kıyafetine bakacaktır. Ülkemizde ilk izlenim çok önemlidir; öğretmenimizin kılık ve kıyafetine dikkat etmesi bu yüzden önemlidir. Derli toplu bir görünüm, velinin güvenini ilk etapta kazanmaya yeter.

Anaokulu ya da kreş sahibinin öğretmen standartları olması gerekir. Velinin bu tür isteklerini genellikle tehlikeli buluyorum; çünkü veli o anda çocuğu için bir bakıcı seçiyormuş gibi davranır. Aslolan, kurumun öğretmeninin arkasında durması ve öğretmenin gelişimini nasıl desteklediğini anlatabilmesidir. Öğretmenin devamlılığını ve çocukla iletişim biçiminin kurum kültürüne dönüştüğünü anlatabilmemiz gerekir.

İyi bir öğretmen çocukla iletişimi güçlü, sınıf yönetiminde tecrübeli ve gelişim süreçlerini iyi bilendir.

Eğitim programları, velinin anaokulu tercihinde ne kadar önemli?

Çoğu veli programın içeriğini bilmez; görmek ve inanmak ister. Veli gözünden eğitim, çocuklarla yaptığınız etkinliklerin ne kadar çok olup olmadığıdır.

Sosyal medya gibi dijital mecralarda çokça dillendirilen eğitim yaklaşımları var ve hepsinin kendi içinde bir felsefesi var. Tek başına hangi eğitim programının yeterli olduğu ise tartışmaya açık bir konu.

2009’dan beri sahada olan bir danışman olarak söyleyebileceğim gerçek şu: Veli eğitim programları konusunda çok detaylı bilgiye sahip değildir. Sadece çocuğunun sağlıklı gelişeceğine inanmak ister. Eğitim programlarının bir amacı olmalı. Yani veliye programınızın hedeflerini ve çocukta karşılığının nasıl olacağını anlatabilmelisiniz. Okul Öncesi Eğitim Programınız anaokulu ya da kreş işletmesinin dinamosudur.

Veli gördüğüne inanır. İngilizce, drama gibi branş etkinliklerinin çok olması, velinin sizi hemen tercih edeceği anlamına gelmez. Eğitim programları sizi hedefe ulaştıran araçlardır. Önemli olan çocuğun kazanımlarının yaşına uygun ilerlemesidir.

Eğitim yaklaşımınızı benzersiz bir değer önerisine çevirirseniz veliler farkınızı hissedecektir. Veli jargon bilmeyebilir; yaklaşımınızı ve programınızı mümkün olduğunca sadeleştirerek anlatmanızda fayda var. Bu konuda karşılaştığım bir uzman tam tersini savunuyordu: jargon kullanımının sizi daha profesyonel göstereceğini söylüyordu. Sahada bunun pek işlemediğini şimdiden söyleyeyim.

Veli duyduğu bir yaklaşımla gelebilir. Örneğin “Anaokulunuzda Waldorf eğitimi uyguluyor musunuz?” diye sorabilir. Böyle bir durumda önce gerçekten ne istediğini ve beklentisinin ne olduğunu sormalısınız.

Hangi eğitim programını ya da yaklaşımını uygularsanız uygulayın hedefiniz, çocukları ilk öğretime hazırlamaktır. Önemli olan, çocuğun yaşına uygun hareket etmek ve gelişimin sağlıklı ilerlemesine destek olmaktır. Eğitimi veliye bu mantıkla anlatmanız işinizi kolaylaştırır.

Güvenlik neden artık anaokulu tercihinin merkezinde?

Çünkü veli sizi tanımıyor ve hakkınızda hiçbir bilgiye sahip değil. Her gün çocuklarla ilgili haberler çıkıyor: serviste unutulan çocuklar, kreşte dayak görüntüleri. Veliler artık bir anaokuluna gerçekten güvenmek istiyor.

Çocuğu için en iyiyi arayan bir anne güvenlik önlemlerini tartışmasız ilk sıralara alıyor. Bu yüzden anaokulunuz ya da kreşiniz hakkında bilgi almaya gelen veliye güvenlik önlemlerinizi mutlaka anlatın. Çocuğun anaokuluna girişinden çıkışına kadar gün içinde yaşadığı her detayı vermelisiniz; hatta yaşatmalısınız. Anaokulunuzu tanıtırken sınıfları, yemekhaneyi ve tuvaletleri gezdirip çocuğun gün içinde yaşam alanlarında neler yaptığınızı anlatın.

Acil durumlarda nasıl hareket ettiğinizi, kaza sonrası iletişim protokolünüzün nasıl işlediğini ayrıntılarıyla anlatmaktan çekinmeyin. Velinin aklındaki soru şu: “Ben yokken çocuğum gün içinde nelerle karşılaşacak, tehlikelere karşı önlem var mı?” Cevabınız kanıtlarla dolu olmalı.

Anaokulu ruhsatı, kontrollü giriş çıkış ve çocuk teslim güvenliği

Temizlik, sağlık ve hastalık yönetimi veli kararını nasıl etkiliyor?

Velinin en hassas noktası temizlik; tüm annelerin ortak noktası. Veli ilk giriş anından itibaren ortamın temizliğine bakar. Anaokulunu gezerken tuvaletleri, sınıfları, oyuncakları, mutfağı ve personelin hijyenini sorgular. Siz farkında olmasanız da gözlemler. Her şeyiniz dört dörtlük olsa bile veli ortamı temiz bulmazsa dünyanın en iyi eğitimini de verseniz nafile; şansınız yok.

Okul öncesi eğitim kurumlarının “çocuk hasta eder” diye bir adı da çıkmış durumda. Çocuk ilk kez anaokuluna ya da kreşe gittiğinde mutlaka hasta olur, başka çocuklardan hastalık kapar düşüncesi velinin aklının bir köşesinde yer eder.

Çalışan veli, çocuk hasta olduğunda anaokuluna ya da kreşe gönderemeyeceğini bilir. İyileşme sürecinde ilaç takibinin yapılıp yapılmadığını da merak eder. Tüm ayrıntılarıyla cevabınızı verin.

Böyle bir durumda “temiz görünüyor” ile “temizlik sistemi var” arasındaki farkı göstermelisiniz. Veli size inanmak istiyor…

Yemek ve beslenme veli tercihinde ne kadar önemli?

Çok önemli. Evinde organik beslediği çocuğunun anaokulunda ya da kreşte ne yediğini veli merak eder ve gerçekte neler yaptığınızı bilmek ister. Yağı hangi markadan kullandığınızı, eti nereden aldığınızı, sebze ve meyve olup olmadığını sorabilir.

Menüyü kimin hazırladığı kadar yemeğin nasıl yapıldığı da veli için çok önemlidir. Alerji takibi yapılıyor mu? Tüm personel o çocuğun hassasiyetlerinin farkında mı? Bunlar çok önemli konular.

Örneğin doğum günü pastası anaokulunda her zaman bir kriz olarak karşımıza çıkar. Bazı veliler çocuğu için en güzel pastayı sipariş etmek ister, bazıları ise tam tersini düşünür ve pastanın anaokulunda hazırlanmasını ya da kendisinin hazırlayıp getirmesini talep edebilir.

Çocukların beslenme davranışlarının nasıl geliştiği de anaokulunun takip etmesi gereken konuların başındadır. Mesele sadece eğitim vermek değil, gelişimi sağlıklı ilerletmektir. Yemek bu yüzden velinin titizlikle dikkat ettiği konulardandır.

Adaptasyon süreci velinin anaokuluna ilk gerçek sınavı mı?

Evet. Henüz çocuğunu kaydetmemiş bir veli bile çocuğun anaokuluna nasıl alışacağını merak eder. İlk kez anaokuluna ya da kreşe başlayan çocuk, yeni bir heyecanla birlikte anneden ayrıldığı ilk anı yaşar. Bu hem anne hem çocuk için oldukça zordur.

Oryantasyon sürecini doğru yönetebilmek için yöntemler kullanılmalıdır. Her çocuğun alışma süreci farklıdır. Anne oryantasyonun her aşamasını bilmek ister.

Anaokulu yöneticisi tüm süreci en şeffaf biçimde ele almalı; neyi neden yaptığını ve hangi koşullarda müdahale gerektiğini anneye ayrıntılı anlatmalıdır. Her anaokulunun ve kreşin mutlaka bir oryantasyon süreç protokolü olmalıdır.

Veli, çocuğu ağladığında nasıl davranıldığını, öğretmenin ve kurumun çocuğa nasıl yaklaştığını bilmek ister. Anaokulu sadece kayıt almaya değil, çocuğu anaokuluna hazırlamaya da hazır olmalıdır.

Serviste veli neyi sorguluyor?

Veli serviste çocuğuna eşlik eden kişiyi ve çocuğun eve nasıl teslim edildiğini sorguluyor. Serviste unutulan çocuk haberlerinden sonra bu konu, güvenlik başlığının ayrı bir kalemi hâline geldi.

Veli çoğu zaman servisin kemerini ve aracın yaşını sormaz; önce “çocuğumu kim alacak, kim indirecek?” diye düşünür. Servis ücretini ve saatini söylemek yetmez. Velinin görmek istediği, servis sürecinin kâğıt üzerinde değil gerçekten işlediğidir.

Okul Servis Araçları Yönetmeliği okul servis araçlarında araç takip sistemi ile her öğrenci ve çocuk için üç nokta emniyet kemeri bulunmasını düzenliyor. Kreş ve gündüz bakımevi servislerinde ayrıca çocukların isim listesinin ve günlük çocuk takip/devam defterinin tutulması, gelmeyen ya da teslim alınmayan çocuk için aileye bilgi verilmesi zorunlu.

Anaokulunuzun ya da kreşinizin servis sürecini şöyle anlatmanız gerekir: Çocuğu kim karşılıyor, araçta kim eşlik ediyor, inen çocuk nasıl kayda geçiyor, evde kimse yoksa çocuk nereye gidiyor, servis kapanışında araç kimin tarafından kontrol ediliyor? Bu cevapları anlatmanın yanında kanıtlayın: rehber personelin kimliği, imzalı günlük liste ve servis çıkışında veliye giden bilgilendirme mesajı gibi.

Veli anaokulu ücretini ne zaman soruyor, nasıl konuşulmalı?

Veli ücreti genellikle ilk telefon görüşmesinde sorar. Cevap vermemek güvensizlik yaratır; yalnızca rakam söylemek ise velinin sizi başka bir kurumla rakam üzerinden kıyaslamasına yol açar.

Rakamı hizmetle birlikte söylemek çok daha sağlıklı bir yoldur. Sıra şu olmalı: önce çocuğun yaşı ve ihtiyacı, sonra fiyatın neleri kapsadığı, en sonda rakam. Yemek, servis, materyal, etkinlik ve kıyafet gibi kalemlerin fiyatın içinde mi dışında mı olduğu yazılı olmalı. Velinin en çok kızdığı şey, kayıttan sonra ortaya çıkan ek kalemlerdir.

Anaokulu ücretinde fiyat ve veliye sunulan değer karşılaştırması

Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı özel okul öncesi kurumlarda yıllık ücret belirleniyorsa, öğretim yılı başlamadan ayrılana yıllık ücretin %10’u dışındaki kısım iade edilir. Yıl başladıktan sonra ayrılana yıllık ücretin %10’u ile öğrenim görülen günlere karşılık gelen tutar dışındaki kısım iade edilir. Kreş ve gündüz bakımevlerinde sözleşme hükümleri ayrıca değerlendirilir.

Bu iade koşulunu velinin sormasını beklemeyin; kayıt görüşmesinde kendiniz anlatın. Veli, bu cümleyi duyduğunda kayıt riskini azaltılmış görür. İndirim varsa yazılı ve şartlı olmalı. Veliler birbiriyle konuşur; aynı hizmet için farklı velilere farklı fiyat söylemek güveni hızla zedeler.

Ücret konuşmasında kanıtınız yazılı ücret tablosu ve sözleşme örneğidir. Kayıt kararından önce veliye sözleşmeyi göstermek, sizi “gizleyen” değil “açık oynayan” bir kurum olarak konumlandırır.

Danışmanlığını yaptığımız bir anaokulumuzda velinin çok ısrar etmesi üzerine fiyatta indirime gidiliyor. Aradaki fark 3 bin lira. Normal kayıt ücreti 25,000₺ iken ısrar eden veli için 22,000₺ ücret alınıyor. Bunu duyan başka bir veli ise durumu haksızlık olarak yorumluyor. Anaokulu sahibimizle durumu değerlendirdiğimizde diğer tüm veliler için 22,000₺ sabit ücret politikası uyguladığımızı açıkça anlatmıştık. Bundan sonra ise yeni kayıt ücretimizin 25,000₺ olduğunu duyurmuştuk.

1 kişi için yaptığımız iyi niyetli 3000 ₺ indirim, 49 kişinin de indirimi oldu. Burada ciddi bir tecrübe ciddi bir aylık zarar olarak bize yansımıştı. Yaklaşık 1 aylık 147,000 ₺, yıllık 1,764,000₺ kaybetmemize neden oldu. Yalnız itibarın bedeli bundan daha fazlasıdır.

Isırma ve vurma, durumlarında velinin merak ettikleri

Veli, çocuğunun ısırılmasından da vurulmasından da çocuğun başkasına zarar vermesinden de korkar. Bu yaşta olağan bir davranış olsa da velinin gözünde bir “kontrol” sorusudur: “Sınıfı yönetebiliyorlar mı?”

Veli olayın olup olmamasına değil, olay olduğunda nasıl ele alındığına bakar. Aynı gün aileye bilgi verilmesi, olayın yazılı kaydedilmesi, ısıran çocuğun kimliği paylaşılmadan açıklama yapılması ve tekrarını önlemek için ne yapıldığının anlatılması güven yaratır. “Çocuklar arasında olur” cevabı olayı kapatır ama çözmez.

Bu konuyu velilerle olay yaşanmadan önce konuşun. “Bu yaşta ısırma, vurma, itme görülebilir; biz şöyle yönetiyoruz” demek, olay olduğunda velinin tepkisini yumuşatır. Kanıt olarak olay bilgilendirme formunuzu ve öğretmenin yaklaşımını anlatan kısa bir açıklamayı gösterebilirsiniz.

Bir defasında şahit olduğumuz durum buna güzel bir örnek olacaktır. Çocuk akşam yatmaya giderken üzerini annesi değiştiriyor. Tam o sırada çocuğun kolunda ciddi bir morarma görüyor. Anne çocuğa soruyor, ne oldu diye. Çocukta arkadaşım ısırdı diyor. Tabi anne bu duruma çok öfkeleniyor ve sabah anaokulunu ayağa kaldırıyor. Aslında annenin en çok kızdığı taraf akşam ben bu çocuğu aldığımda neden benimle paylaşmıyorsunuz?

Anaokulu sahibinin cevabı ise biz söyleyecektik ama unuttuk. Özrü kabahatinden büyük. Anne o gün itibariyle çocuğunu o anaokulundan alıyor ve dava süreci başlıyor.

Başka bir örnek yine sahada anaokulu ziyaretimiz esnasında gerçekleşiyor. Kamera görüntülerinden izlediğimizde öğretmen çocuğu yanına alıyor. Sınıfta etkinlik yapıyorlar. Ama bir çocuk sürekli sandalyeyi ileri geri salıncak gibi sallıyor. Öğretmeni çocuğu durduruyor ve yakınına alıyor.

Çocuk etkinlik esnasında tekrar aynı şeyi yaparken sandalyenin ayağı arkaya doğru kayıyor. Sandalyenin arkaya doğru kaymasıyla çocuk çenesini masaya vurarak düşüyor. Öğretmen hemen müdahale ediyor ve çocuğu önce kaldırıyor ve incelemeye başlıyor. Çenesinin altında yarılmayı tespit edip destek istiyor.

Okul yönetimi aynı anda aileyi arıyor ve bilgilendirme yapılıyor. Kamera kayıt görüntüleri alınıp veliye iletiliyor. Çocuğa ilk müdahale yapılıyor ve ailenin kararı bekleniyor. Yarım saat içinde aile gelip çocuğu doktora götürüyor. Sonrasında ilk müdahelenin yerinde olduğu için teşekkür ediyor.

Anaokulu ve kreşlerde bu tip kazalar yaşanabiliyor. Her ne kadar güvenlik önlemi alınmış olsa bile bir anlık dalgınlık kazalara sebep olabiliyor. Yeter ki kasıt olmasın.

Tuvalet ve uyku konusunda veli ne soruyor?

Veli, çocuğunun bezinin kim tarafından, nerede ve nasıl değiştirildiğini ve altına kaçırdığında utandırılıp utandırılmayacağını bilmek ister. Anaokulları 2 yaşından itibaren çocuk kabul edebildiği için bu soru yalnızca kreşlere ait değil.

Bez değiştirme alanını, yedek kıyafet düzenini ve kirlenen kıyafetin aileye nasıl iletildiğini anlatabilmeniz gerekir. Tuvalet kazasında çocuğun utandırılmaması ve cezalandırılmaması kurum yaklaşımınız olmalı; bunu velinin sorusunu beklemeden söylemek güven verir.

Uyku konusunda veli şunları sorar: Çocuk nerede uyuyacak, yatağı ve çarşafı kişisel mi, uyuyan çocukların yanında kim bulunuyor, uyumayan çocuk o sırada ne yapıyor? Uyumak istemeyen çocuğun zorla yatırılması hem veliyi huzursuz eder hem de çocuğun uyku saatini gerginlikle ilişkilendirmesine yol açabilir.

Kanıt olarak uyku odanızı ve bez değiştirme alanınızı gösterin; günlük akışta uyku saatini ve uyumayan çocuk için ne yaptığınızı anlatın.

Veli, çocuğun tuvaletinin geldiğinde kimin tarafından götürüldüğünü bilmek ister. Bu sorunun amacı genellikle mahremiyet konusudur. O yüzden velinin bunu teyit etmesi kolaydı. Bu soru karşısında hazır olun.

Veli çocuğunun bir gününün nasıl geçtiğini bilmek ister

Veli “çocuğum bugün ne yaptı?” sorusunu akşam sormadan önce, sabah kapıda soruyor. Çocuğunu size emanet ettiği anda aklında akşama kadar sürecek bir film oynar: Kapıdan girince ilk ne yapacak? Kahvaltıya ne zaman geçecek? Günlük eğitim akışı ne zaman başlayacak? Gün içi etkinliklerde neler yapacak? Dışarı çıkacak mı, bahçeye, parka gidecek mi? Öğle yemeği, uyku ve akşam teslim ne zaman? Veli bu soruları tek tek sormaz ama hepsinin cevabını arar.

Bu sorulara fotoğrafla cevap vermek yetmez. Fotoğraf günün bir anını gösterir; günün düzenini göstermez. Veli güzel bir fotoğraf gördüğünde memnun olur ama “bu an neyin sonucu?” diye düşünür. Asıl cevap, günün önceden belirlenmiş bir protokolü olmasıdır: sabah karşılamayı kim yapıyor, çocuk ilk ne yapıyor, kahvaltı saat kaçta, eğitim akışı saat kaçta başlıyor, etkinlikler hangi sırayla ilerliyor, dışarı çıkış ne zaman ve hangi koşulda yapılıyor, uyku ve gün sonu nasıl işliyor. Fotoğraf bu protokolün sonucu olarak gelir, kanıtı olarak değil.

Velilere bu akışı kendi saatlerinizle anlatın: “Çocuğunuz sabah … saatinde gelir, kapıda … karşılar, … saatinde kahvaltıya geçer, … saatinde günlük eğitim akışı başlar.” Dışarı çıkışı da “bazen çıkarız” diye bırakmayın: hangi günler ve hangi havada çıkılıyor, kaç yetişkinle, nereye gidiliyor, çocuk sayımı nasıl yapılıyor, aile bilgilendiriliyor mu, bunlar yazılı olmalı. Görüşmede tek sayfalık bir günlük akış göstermek yeterlidir.

Bu protokolün sınavı velinin çocuğuna akşam sorduğu sorudur. Çocuk “bugün kahvaltı yaptık, sonra parka çıktık” diyorsa, anlattığınız akışla gerçek akış örtüşüyor demektir. Örtüşmüyorsa veli fotoğrafa değil, çocuğuna inanır.

Çalışma saatleri veli kararını nasıl etkiliyor?

Çalışan veli için en iyi anaokulu, saatine uyan anaokuludur. Kalite ne kadar yüksek olursa olsun, veli iş çıkışında çocuğunu alamıyorsa ya da velinin akşam çıkışından önce çocuk teslimi yapılması anaokulunun tercih edilmesinin önüne geçer.

Açılış ve kapanış saatleri, erken bırakma ve geç alma, çocuk hasta olduğunda ne kadar sürede alınması beklendiği, resmî tatil, ara tatil ve yaz dönemi velinin merak ettiği başlıklardır. Bunları ilk görüşmede söylemek yerine yazılı bir sayfada vermek, hem sizin hem velinin işini kolaylaştırır.

MEB’e bağlı özel okul öncesi kurumlarda normal eğitim yapılması ve dengi resmî okullardaki ders saati süresinin uygulanması esastır. Çalışma saatlerinizi ve varsa farklı program seçeneklerinizi veliye açık biçimde anlatın.

Danışmanlık yaptığımız anaokullarından biri bize dönüş yapmıştı. Veli anaokulundan ayrılmak istediğini belirtmiş ve bu durum öğrenci kaybı yaşamasından kaynaklı bir kaygıya dönüşmüş. Veli ayrılık nedeni olarak akşam erken çıkmak zorunda kaldığını ve kayıt olurken bu hassasiyetini belirtmiş. Yalnız iletişim net olmayınca anaokulu yönetimi akşam 18.00 gibi anlamış veli ise akşam 19.00 olarak algılamış. İlk hafta biraz tolerasyondan sonra ikinci hafta veliye bu durum anlatılmış. Anaokulumuz akşam 18.00 da kapanıyor. Veli haklı olarak bu duruma itiraz ediyor ve ayrılık kararı alıyor.

Bu tip durumlarla karşılaşmamak için ne kadar esneme yapabileceğinizi belirleyin ve bunu açıkça ifade edin. Normal çalışma düzeninin dışına çıkmanız durumunda ekstra bir mesai yapmanız gerekecektir.

Veli anaokulu ya da kreşe ne zaman kayıt yaptırıyor?

Devlet anaokulu ve anasınıfı kayıtlarında e-Kayıt işlemleri, ilgili eğitim yılı için MEB tarafından yayımlanan usul ve esaslara göre MERNİS adres bilgileri esas alınarak e-Okul üzerinden yürütülür. Takvim her eğitim yılı için ayrıca duyurulur. Özel anaokullarında ve kreşlerde ise kayıt zamanı kurumun kontenjanına ve kendi kayıt dönemine bağlı.

Özel okul öncesi eğitim kurumları yılın her dönemi kayıt alabilir. Yalnız eğitim Eylül ayında başladığı için bazı veliler Eylül ayını bekleyebilir. Ama velinin bir kreş tercih etmesi ve kayıt yapması her zaman Eylül ayını beklemez. Kasım ayında da, Mart ayında da veli çocuğunun sosyalleşmesi gerektiği düşüncesine sahip olduğunda bir anaokulu ay da kreş tercihine geçebilir. İşin özü veli bunu bir ihtiyaç olarak hissetmeli ki harekete geçsin.

Ülkemizdeki ekonomik koşullar eşlerin çalışmasını zorunlu tutuyor. Haliyle çalışan kesim çocuğun belirli bir olgunluğa gelene kadar evde kendisi tarafından bakılmasını daha doğru buluyor. Genelde anneler 2 yaşına kadar çocuğuna kendi bakıyor ve sonrasında çalışmaya başlamak istiyor. İşte ihtiyaç tam da burada ortaya çıkıyor diyebiliriz.

Alternatif olarak ta veli zorunluluktan dolayı kayıt yaptırdığı anaokulu ya da kreşten çocuğu için daha iyi bir alternatif bulduğunda terk edebiliyor. Çünkü onun için boşa geçirilecek bir zaman yoktur. Çocuğu için en doğru kararı yine aile verecektir.

Sonuç: Veli neye inanır, neyi hatırlar?

Veli anlatılanlara değil, gördüklerine ve çocuğunun akşam anlattıklarına inanır. Telefonda duyduğu ses, kapıda bekleme süresi, karşılayan kişinin tavrı, sınıf mevcudu, öğretmenin tutumu, servis, yemek, temizlik, ücret ve sözleşmedeki açıklık, hepsi birlikte tek bir cümleye dönüşür: “Bu kurum işini biliyor mu, bilmiyor mu?”

Anaokulunuzun ya da kreşinizin velinin gözünden nasıl göründüğünü merak ediyorsanız, bir veli gibi kendi kurumunuza telefon açın, randevusuz kapıyı çalın ve bu yazıdaki soruları kendinize sorun. Cevaplarınızı kanıtlayabiliyorsanız tutarlısınız; kanıtlayamadığınız yerler çalışacağınız ve geliştirmeniz gereken kısımlardır.

Kurulum yaptığımız anaokullarında bazen veli görüşmelerine şahitlik ediyoruz. Bazen o görüşmeleri biz yapıyoruz. Velinin bizimle konuştuktan sonra inanamıyorum kimse bize böyle anlatmadı cevaplarını çok duyuyoruz.

Biz herhangi bir anaokulunun anlattıklarından farklı şeyler anlatmıyoruz. Sadece annenin anlayacağı bir dilde anlatıyoruz. Neden bu yöntemleri kullandığımızı sürecin nasıl olacağını ve nelerle karşılaşacağını anlatıyoruz.

2009 dan bu yana gördüklerimiz, duyduklarımız ve yaşadıklarımız velilerin bir anaokuluna önce güvenmek istediğini gösteriyor. Güven tek başına oluşmuyor. Bana güvenin demek yeterli olmuyor. Neyi neden yaptığımızı da bilmek zorundayız ve veliye bunu anlatabilmeliyiz.

Velilerin size güvenebilmeleri için nedenler üretin. Güvenin olduğu yerde bir çok konu sorgulanmaz. Ama tutarsız yönetim yapılanmaları, velinin aklına bu kadar para ödüyorum karşılığı bu mu? fikrini getiriyor. Bu saatten sonra ise o güveni kazanmak neredeyse imkansız.

Sık sorulan sorular

Veli anaokulu ya da kreş seçerken en çok neye bakar?
Veli önce çocuğunun güvenliğine, temizliğe, sınıf mevcuduna ve öğretmenin tutumuna bakar. Ardından yemek, ücret ve saat uyumu gelir. Eğitim programının içeriği çoğu veli için sonraki sırada yer alır; veli anlatılanı değil gördüğünü ve çocuğunun geri bildirimini esas alır.

Veli kreş, gündüz bakımevi ve anaokulu arasındaki farkı bilir mi?
Çoğu veli bilmez; halk arasında üçüne de kreş denir. Kurumun hangi Bakanlığa bağlı olduğunu ve hangi yaş grubuna hizmet verdiğini sade bir dille anlatması, velinin kafasındaki belirsizliği giderir.

Anaokulunda ve kreşte sınıf mevcudu en fazla kaç olabilir?
MEB’e bağlı özel anaokullarında okul öncesi sınıf mevcudu 20’yi geçemez. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı kreşlerde 0–24 aylık grupta en fazla 10, 25–66 aylık grupta en fazla 20 çocuk bulunabilir. Bu rakamlar üst sınırdır.

Veli anaokulunun ya da kreşin ruhsatını sorgular mı?
Çoğu zaman sorgulamaz. Velinin bakışında bir yer açılmışsa her şey resmîdir. Bu yüzden ruhsatınızı ve hangi Bakanlığa bağlı olduğunuzu velilere kendiniz göstermeniz, sizi ayıran bir güven işareti olur.

Randevusuz gelen veliye ne yapmalı?
Karşılamayı hazırlıklı olmasanız bile iyi yapın: kim olduğunu ve neden geldiğini sorun, bekleme alanında ağırlayın, ayrıntılı görüşme için yakın bir saat önerin. Öğretmeni sınıftan çıkarmak yerine yönetici ilgilensin.

Okul servisinde hangi güvenlik ve takip kuralları aranır?
Okul Servis Araçları Yönetmeliği araç takip sistemi ve her öğrenci/çocuk için üç nokta emniyet kemeri şartını düzenler. Kreş ve gündüz bakımevi servislerinde isim listesi ve günlük çocuk takip/devam defteri tutulması, gelmeyen ya da teslim alınmayan çocuk için aileye bilgi verilmesi zorunludur. Rehber personel konusunda güncel yönetmelik metnindeki yürütmeyi durdurma notu nedeniyle somut servis modeli ayrıca kontrol edilmelidir.

Kayıt iptalinde ücret iadesi nasıl olur?
MEB’e bağlı özel okul öncesi kurumlarda yıllık ücret belirleniyorsa, öğretim yılı başlamadan ayrılana yıllık ücretin %10’u dışındaki kısım iade edilir. Yıl başladıktan sonra ayrılanlarda %10 ile öğrenim görülen günlere karşılık gelen tutar düşülür.

Çocuk kapıda ağlıyorsa veli yanlış anaokulu seçmiş olur mu?
Hayır. Kapıda ağlama uyum sürecinin olağan parçasıdır. Belirleyici olan, veli ayrıldıktan sonra çocuğun sakinleşip sakinleşmediği ve öğretmenin buna nasıl yaklaştığıdır. Anaokulu bunu somut bilgiyle aileye aktarırsa güven kazanır.

Anaokulu çocuğun fotoğrafını paylaşabilir mi?
Çocuğun fotoğrafı kişisel veridir ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında işlenir. Fotoğraf ve videoların web sitesi, sosyal medya veya tanıtım materyallerinde kullanımı için uygun hukuki şartın sağlanması gerekir. Açık rıza esas alınıyorsa izin belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirmeye dayanan ve özgür iradeyle verilmiş olmalıdır; MEB’in etik düzenlemeleri de izinsiz fotoğraf, video ve ses paylaşımına izin vermez.

Veli ücreti neden ilk telefonda soruyor?
Çünkü ücret, velinin kurumu eleme ve kıyaslama ölçütüdür. Rakamı hizmetin kapsamıyla birlikte vermek, velinin yalnızca fiyata odaklanmasını önler ve daha doğru bir görüşmenin kapısını açar.

Yusuf Yılmaz | Anaokulu Danışmanı

Bu içerik Okul Danışmanlığı Hizmetleri tarafından hazırlanmıştır. İzinsiz kopyalanamaz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Paylaş:
Facebook
Pinterest
WhatsApp

Anaokulu açmak istiyor ama nereden başlayacağınıza karar veremiyor musunuz?

ÖNE ÇIKAN YAZILAR

kresacmak.com şimdi yayında

YAYINDA!

REFERANSLARIMIZ